24 ile 30 ay arasındaki minikler, tıpkı küçük kaşifler gibi yeni bir dünyaya adım atıyor. Onlar için her oyun, keşfedilecek bir evren; her arkadaş, çözülmeyi bekleyen bir bilmece gibi.
Oyun gruplarında bir araya geldiklerinde, adeta minik bir orkestra kurulur. Kimisi ritmi paylaşmayla tutar, kimisi sıra beklerken sabrın melodisini öğrenir, kimisi de arkadaşının yüzündeki ifadeden duyguların rengini okur. Böylece birlikte çaldıkları bu oyun senfonisi, sosyal becerilerinin en güzel notalarını oluşturur.
Grup oyunları onların “biz” olmayı öğrenmesine kapı açarken, bireysel etkinlikler de içlerindeki dikkat ışığını parlatır. Bir yapboz parçasını yerine koymak ya da küçük bir çizimi tamamlamak, minik odaklarının gelişen bir pusula gibi yön bulmasını sağlar.
Ve kelimeler… Oyun sırasında her biri, gökyüzünden düşen yıldızlar gibidir. Bir çocuk yeni bir kelime söyler, diğeri onu taklit eder; sonra bir diğeri de bu ışığı yakalar. Böylece dil gelişimleri, gökyüzünde çoğalan yıldız kümeleri gibi büyür.
Günün en renkli duraklarından biri ise tadım saatidir. Yeni tatlarla tanışmak, minik kaşiflerin dillerinde gizemli diyarlara yolculuk gibidir. Daha önce burun kıvırdıkları yiyecekler, bir gün cesurca tadılan lezzetlere dönüşür.
Bu yolculukta her zaman bir rehber öğretmen, yanında bir yardımcı öğretmen ve arka planda pusula gibi yön gösteren psikologlar vardır. Böylece her adım, güvenli ve bilinçli bir şekilde ilerler.
Ve işte böyle, oyun gruplarımız çocukların dünyasında köprüler kurar; merak, paylaşım ve sevgiyle örülen bu köprülerden her gün yeni bir yolculuğa çıkılır.
24-30 Ay Arasında Minik Ellerle Büyük Keşifler
Detaylı Bilgi ve İletişim: 0212 685 10 13 bize ulaşabilirsiniz.