İçindekiler
- 1 Çocuğun Akranlarına Sarılması ve Kişisel Alan Sınırlarını Koruyamaması Ne Anlama Gelir?
- 1.1 Akademik ve Dil Becerilerinin Güçlü Olması Önemli Bir Göstergedir
- 1.2 Çocuklar Neden Sarılarak İletişim Kurmaya Çalışır?
- 1.3 Sosyal Olmak İstemek ile Sosyal Sınırları Bilmek Aynı Şey Değildir
- 1.4 Bu Durum DEHB veya Otizm Göstergesi midir?
- 1.5 Sosyal Beceri Öğretiminde Yasaklamak Yerine Alternatif Sunmak Neden Önemlidir?
- 1.6 Kişisel Alan Kavramı Nasıl Öğretilir?
- 1.7 Rol Oyunları ve Prova Çalışmaları
- 1.8 Okul ve Aile İş Birliğinin Önemi
- 1.9 Bolluca Ailesi Diyor ki
Çocuğun Akranlarına Sarılması ve Kişisel Alan Sınırlarını Koruyamaması Ne Anlama Gelir?
Çocukların sosyal gelişim sürecinde arkadaşlık kurma, yakınlık gösterme ve iletişim başlatma becerileri zaman içerisinde olgunlaşmaktadır. Özellikle okul öncesi ve ilkokul döneminde bazı çocuklar akranlarıyla ilişki kurmak isterken sosyal sınırları doğru kullanmakta zorlanabilirler. Bu durum bazen arkadaşlarına sık sık sarılma, fiziksel teması fazla kullanma veya kişisel alan sınırlarını ihlal etme şeklinde ortaya çıkabilmektedir.
Bu tür davranışlar ailelerde zaman zaman kaygıya neden olmakta; davranışın dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) veya başka bir gelişimsel durumla ilişkili olup olmadığı merak edilmektedir. Ancak sosyal temasın yoğun olması tek başına herhangi bir gelişimsel bozukluğun göstergesi olarak değerlendirilmemelidir.
Önemli olan çocuğun davranışın amacını, sosyal bağlamını ve uygun iletişim yöntemlerini ne ölçüde kullanabildiğinin değerlendirilmesidir.
Akademik ve Dil Becerilerinin Güçlü Olması Önemli Bir Göstergedir
Bir çocuğun akademik performansının yaşına uygun olması, dil gelişiminin güçlü seyretmesi ve pragmatik dil becerilerinin gelişmiş olması oldukça olumlu göstergelerdir.
Pragmatik dil becerileri;
- Karşılıklı sohbet başlatabilme,
- Sohbeti sürdürebilme,
- Konuşma sırasını bekleyebilme,
- Dinleyicinin ihtiyaçlarına göre iletişimi düzenleyebilme,
- Sosyal ipuçlarını anlayabilme
gibi sosyal iletişimin temel yapı taşlarını oluşturmaktadır.
Bu becerilerin güçlü olması, çocuğun sosyal etkileşim kurma isteğinin ve iletişim kapasitesinin önemli ölçüde gelişmiş olduğunu göstermektedir.
Dolayısıyla yalnızca arkadaşlarına sarılması veya fiziksel temas kurmaya çalışması üzerinden gelişimsel bir tanıya ilişkin yorum yapmak doğru değildir.
Çocuklar Neden Sarılarak İletişim Kurmaya Çalışır?
Çocuklar sosyal ilişkileri yetişkinlerden farklı biçimlerde deneyimlerler.
Bazı çocuklar için sarılmak;
- Arkadaşlık kurma girişimi,
- Yakınlık gösterme biçimi,
- Oyun başlatma yöntemi,
- Sevgi ifade etme yolu,
- Dikkat çekme davranışı
olarak kullanılabilmektedir.
Özellikle sosyal ilişkiler kurmaya istekli çocuklarda fiziksel temas, sözel iletişimden daha hızlı ve kolay bir iletişim yöntemi olarak tercih edilebilmektedir.
Bu nedenle davranışın altında çoğu zaman sosyal geri çekilme değil, aksine sosyal ilişki kurma isteği bulunmaktadır.
Sosyal Olmak İstemek ile Sosyal Sınırları Bilmek Aynı Şey Değildir
Çocuğun arkadaşlarına sarılmaya çalışması çoğu zaman sosyal etkileşim kurma motivasyonunun göstergesidir.
Ancak sosyal gelişimin önemli bir parçası olan kişisel alan kavramı her çocukta aynı hızda gelişmeyebilir.
Bazı çocuklar;
- Kiminle ne kadar yakın olunabileceğini,
- Hangi temasların uygun olduğunu,
- Arkadaşların kişisel alanlarını,
- Sosyal ortamlarda kabul gören davranışları
öğrenme sürecinde desteğe ihtiyaç duyabilmektedir.
Bu durumda sorun sosyal ilgi eksikliği değil, uygun sosyal stratejileri seçmekte yaşanan güçlük olabilir.
Bu Durum DEHB veya Otizm Göstergesi midir?
Arkadaşlara sarılma davranışı tek başına DEHB belirtisi değildir.
Benzer şekilde tek başına Otizm Spektrum Bozukluğu belirtisi olarak da değerlendirilmez.
Ancak bazı çocuklarda;
- Dürtüsellik,
- Sosyal kuralları uygulamada zorlanma,
- Kişisel alan farkındalığında eksiklik,
- Sosyal ipuçlarını yorumlamada güçlük
gibi faktörler davranışın sürmesine katkıda bulunabilir.
Bu nedenle davranışın tek başına değil, çocuğun genel gelişim profili içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
Uzman değerlendirmelerinde çocuğun sosyal iletişim becerileri, dikkat süreçleri, davranış düzenleme kapasitesi ve akran ilişkileri birlikte ele alınmaktadır.
Sosyal Beceri Öğretiminde Yasaklamak Yerine Alternatif Sunmak Neden Önemlidir?
Birçok ebeveyn “Arkadaşlarına sarılma.” şeklinde sözel uyarılar vermektedir.
Ancak sosyal beceri öğretiminde yalnızca istenmeyen davranışı durdurmaya çalışmak çoğu zaman yeterli olmaz.
Çocuğun yerine koyabileceği uygun davranışların öğretilmesi gerekir.
Örneğin çocuk şu ifadeleri kullanmayı öğrenebilir:
- “Merhaba, benimle oynar mısın?”
- “Yanına oturabilir miyim?”
- “Birlikte oyun oynayalım mı?”
- “Ben de katılabilir miyim?”
Alternatif davranışlar öğretildiğinde çocuk ilişki kurma ihtiyacını daha uygun yollarla karşılamaya başlar.
Kişisel Alan Kavramı Nasıl Öğretilir?
Kişisel alan çocuklar için soyut bir kavramdır. Bu nedenle somutlaştırılması oldukça önemlidir.
Ebeveynler ve öğretmenler;
- Kol uzunluğu mesafe çalışmaları,
- Görsel kartlar,
- Hikâyeleştirme yöntemleri,
- Sosyal öyküler
kullanarak kişisel alan kavramını öğretebilirler.
Örneğin;
“Herkesin görünmez bir balonu vardır. Arkadaşlarımızın balonuna izin almadan girmeyiz.”
şeklindeki açıklamalar küçük yaş grubunda oldukça etkili olabilmektedir.
Rol Oyunları ve Prova Çalışmaları
Sosyal beceriler yalnızca anlatılarak değil, deneyimlenerek öğrenilir.
Bu nedenle evde yapılan rol oyunları önemli katkı sağlar.
Örneğin ebeveyn çocuğun arkadaşı rolüne girerek şu senaryoları çalışabilir:
- İlk kez tanışma,
- Oyuna katılma,
- Selamlaşma,
- Yardım isteme,
- Oyun teklif etme
gibi sosyal durumlar tekrar tekrar prova edilebilir.
Tekrarlanan sosyal senaryolar çocuğun gerçek yaşamda uygun davranışı seçmesini kolaylaştırmaktadır.
Okul ve Aile İş Birliğinin Önemi
Sosyal beceri gelişiminde okul ve aile arasında ortak yaklaşım bulunması büyük önem taşımaktadır.
Öğretmenlerin ve ebeveynlerin aynı dili kullanması öğrenmeyi hızlandırır.
Örneğin;
“Dur – Mesafe – Konuş”
şeklinde üç aşamalı kısa bir hatırlatma sistemi oluşturulabilir.
Bu sistem;
- Önce dur,
- Kişisel alanı koru,
- Sözel iletişim kur
mesajını çocuğa net ve anlaşılır şekilde verir.
Aynı sistem hem evde hem okulda kullanıldığında davranış değişikliği daha hızlı gerçekleşmektedir.
Bolluca Ailesi Diyor ki
Akranlarına sık sık sarılan veya fiziksel teması yoğun kullanan çocuklar çoğu zaman sosyal ilişkilerden kaçınan değil, aksine ilişki kurmak isteyen çocuklardır. Ancak bazı durumlarda sosyal yakınlık kurma isteği ile uygun sosyal davranış seçme becerisi arasında bir uyumsuzluk görülebilmektedir.
Bu nedenle davranışı yalnızca engellemeye çalışmak yerine çocuğa alternatif sosyal stratejiler öğretmek daha etkili bir yaklaşım olacaktır. Kişisel alan farkındalığının geliştirilmesi, rol oyunlarıyla sosyal becerilerin desteklenmesi ve okul-aile iş birliğinin sağlanması çocukların akran ilişkilerinde daha başarılı olmalarına katkı sağlayacaktır.
Çoğu durumda bu tür davranışlar uygun eğitimsel destek ve sosyal beceri çalışmalarıyla geliştirilebilen, öğretilebilir sosyal beceri alanları içerisinde değerlendirilmektedir.
Kurumlarımızda ergoterapist, dil ve konuşma terapisti, çocuk gelişim uzmanı, özel eğitim uzmanı ve fizyoterapistler eşliğinde tüm hizmetlerimiz sunulmaktadır.
Bolluca Öerm Ailesi/Arnavutköy: 0212 685 10 13